
Hiçlikbaşı
"“Görünmez bir düzenin çatlaklarından sızan gerçek, onu hem isyana hem de içsel bir hesaplaşmaya sürükler.”"
Arka Kapak Yazısı
“Hiçlikbaşı”, insanın varoluşun kıyısında yürürken kendini ve anlamı sorguladığı bir bilinç anlatısıdır. Zaman, kimlik ve mekân sınırlarının eridiği bu metin, okuyucuyu sadece bir hikâyeye değil, bir deneyime davet eder.
Seren adındaki varlık — ne tamamen insan ne tamamen tanrısal — varlıkla hiçlik arasındaki çizgide salınırken, okur da onunla birlikte kendi iç derinliğine doğru bir yolculuğa çıkar.
Metin boyunca kelimeler yankıya, yankılar sessizliğe dönüşür; sonunda ise anlam, kendi sessizliğinde çözülür.
“Hiçlikbaşı”, felsefi derinliğiyle, şiirsel diliyle ve sezgisel atmosferiyle klasik anlatı kalıplarını kıran bir metafizik keşif kitabıdır.
Not: Bu eser kurgudur; gerçek kişi ve olaylarla benzerlikler tesadüfidir.
Okur, her satırda hem kendine hem de hiçliğe biraz daha yaklaşır.
Yazarın Notu
"Bu eser, insanın iç dünyasına ve görünmeyen ayrıntıların bıraktığı etkilere dair edebî bir anlatı denemesidir."


